simsiyah, simsiyahim, siyah, siyahi, sesli chat, seslichat, sesli sohbet,siyah,simsiyah,siyahi,siyahlar

Sen Çoktan Gitmişsin

Çarşamba, 01 Eyl 2010 admin yorum yok

Ne kendimi ne seni
Görünenle yetinmişim
Durup hiç dinlememişim
Kalbimin nefesini
Sevilmişim sevmişim

Göz göre göre kaybetmişim
Umutlanmışım, bulutlanmışım
Yağdı yağacak kirpiklerimden
İnanmamışım, inanmışım
Kayıp gidiyorsun ellerimden

Bir daha çalar mı bilmem
Postacı kapımı? Sanmam
Biliyorum dönmezsin

Sen çoktan gitmişsin

sen coktan gitmissin

Simsiyah

Ayrılığın tadı

Perşembe, 26 Ağu 2010 admin 1 yorum

Aslında Herkesten Ve herseyden baskaydı yasadıklarımız
sen beyazı seviyordun ben siyahi
sen gulmeyi ben se Karamsari
Adı ustunde Simsiyah bir yalnızlıgı

olmadı Yapamadık Ayrılıgın tadına bıle varamadık
Cok yakındık birbırmıze Bir o kadarda uzak
Sen beyazdın ben se Siyah
iki yarısı belirsiz bir Gunah
iste Garip olan bu sen Vardın ben se Yok olandım

Sevdik deliler gibi Umursamadık gerceklerı
sen ayrı bır dunyadaydın
Ben Yolu Karanlık ve uzun
Ne ruzgarı dınledık gece kuytularında ne yagmuru

Bır Tek Engel Vardı sen beyazdın ben se siyah

Olamadı Yapamadık bır arada kalmayı basaramadık
Ikımızde ayrı yollardaydık
Sen bir Gozu Kor sevdaya Yanık
bense Bır Yanı Yanık karanlık

Categories: Genel, Siir, simsiyah Tags:

Senin Kalacagim Simsiyah

Perşembe, 26 Ağu 2010 admin yorum yok

Cok seviyordum seni Bir Annenin Kucagindaki Bebegi gibi
Gozumden bile Sakinirdim O Cocuk su Bakislarini
O masum Oyunlarini Ne yalan soyleyeyim
Karanlikta Golgenden bile kiskanir oldum zamanla
Korktum hep icimdekileri anlatacak kelimeler bulamamaya
ve hep Anlardin beni,Gozlerime bakardin ben soylemeden
Ne soyleyecegimi bilirdin Ve derdikki Bu Kadar mi Olur
Bir insan bir insanin icindekileri bu kadar mi hisseder
Elini tuttugumda icimedeki ard arda Kopan firtinalari Goremezdin sen
Cigliklari heyecani Sana Olan herseyi ben hep icimde Sakladim
Biliyordum cunki bir gun Bu satirlari yazicagimi
Sana Dair ne varsa sadece artik tek basima yasayacagimi
Bunu En basinda Gorebiliyordum Sonu Olmayacak
Tek basina Kahramani olacagim Bu aski Kara sevdami
Unutmadim sana verdigim O sözu
Hatirlarmisin bir Sabaha karsi ezan Vakti idi
Ve Ezan Okunmaya baslamisti Biz yine Birlikte
O kacamak sevdamizi yasiyor ellerimiz ellerimizde
Sabah olmasini Bekliyorduk
Bilirimisin Hayatimda hic bir zaman O gunleri yasamayacagim
O mutluluklari o anlari o anin verdigi heyecani Huzuru bir daha yasamayacagim
Ve yasamayacagimi bile bile icim Yana yana O sevdaya yurudum
Her zaman Yaptigim gibi Simsiyah bir karanliga
Ve Ezan okundugunda Kulagina yaklasarak Tum ictenligimle
ettigim Yemini Hatirliyormusun
Senden baskasi olmayacak , Senden bir baskasini sevmeyecegim ;demistim
Evet Simdi Yillar oldu Ve ben Hala Ayniyim Verdigim sozumu tutuyorum
Gözleri Kör Etrafi olmayan Simsiyah bir Yalnizliktayim
Uzun zaman gecti senden hic bir sekilde haber dahi almiyorum
icim acimasin diye Kimseye bile soramiyorum
Kimbilir senin Belki aklinin ucunda bile kalmamistir.
Senden baska sevemem derdin Ya Kimbilir
Benden sonra kimleri sevdin Kimleri seviyorsun ..
Sen sev sen Mutlu ol Bunada raziyim
Sevdigim uzaklarda Mutlu bileyim Bu bile bana yeter
Her ne kadar acida olsa Ne kadar Canim yansada Bu satirda
Senden Vazgecmis degilim Seni sen olmadanda seviyorum
Zaten Hep boyle olmustu Hepte Boyle olacakti
Satirlarimin Basindada Belirttigim gibi
Ben bu sevdanin Sonunu bile bile Yurudum
Gayri Ne yasadimsa Pisman degilim olmadim olmayacagim
Her zaman ki Gibi Simsiyah Bir Yalnizliktayim.
Seninim Senin Kalacagim..

Simsiyah

Sende Beni Unuttun

Perşembe, 26 Ağu 2010 admin yorum yok

Bir akşamüstü bir rüzgâr yapıştı belime, içtik beraber.
Sarhoşluk daha çok acıtır dedi, gözleri yaşararak.
Önce inanmadım.
Sonra kudurdu, kudurdu.
Başım döndü, bağırdım…

“Sen, giderken gülüm izlerini silmeyi unuttun.
Sen, giderken bitanem, bende bıraktıklarını almayı unuttun.
Sen, giderken aşkım, sen hâlâ bendeydin.

Çalan bir müzik parçasının sözlerinde unuttun kendini.
Bir ağustos akşamında unuttun beni ve seni.
Süzülen damlaların sıcaklığında,
Sensiz bir gecenin sabahındaki hıçkırıklarda unuttun seni.
Terasda içilen bir bardak çayda
ya da bir bardak birada unuttun.

Bir mangal ateşinin sonrasında, yanmış közlerde unuttun.
Beyoğlu’nun o güzel sokaklarında,
O ıssız kalabalıkda unuttun kendini.
Söylenen yalanlarda, ‘iyi ki varsın’larda unuttun seni ve beni.
Geceleri baktığımız o yıldızlarda unuttun bizi.

Bir daha birlikde çıkamayacağımız Yeniköydeki
çay bahcesinde, Papatya’da unuttun bizi.
Adını bir türlü koyamadığın
gelecekdeki güzel günlerimizde unuttun.
Beraber yakılan sigaralarda unuttun bizi.
Sen giderken bitanem,
SENİ BENDE UNUTTUN

Ben Seni içimden Terk ediyorum

Perşembe, 26 Ağu 2010 admin yorum yok

Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.

İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum!

Belki de görmeyi istemek gerekiyordu… Gözlerini aç desem kapatacaksın

Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım… Ayak uyduramadım

Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum… İnanamadığın, Yenemediğin,

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak


Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum… Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum… Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda… Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de,
Engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine…
Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor… Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum… Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum… Bende olan seni, hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum…

Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı… Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında… Isınabilmek için onlara sarılıyorum… Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum… Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı…
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma… Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda… Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil… Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında… Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum… Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor… Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana… Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda… Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi… Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki? Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana…
yorgunluğuna… Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın; dokunuşlarında kendini bulan… Ama! En çok da imkânsızın oldum…
üzerinden atlayamadığın korkuların oldum… Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum… Yüreğindeki Sevgi ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum… Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum… Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim… Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim? Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk… Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum… Seni halen benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum… Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi… Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak… Söylesene unutulmak kime yakışıyor? Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor …
sende daha güzel duruyor… Görüyorsun işte, aşk’a ve sana ihanet etmiyorum benim kırgınlığım aşk’a… Sen üstüne alındın…

_________________________________________________________________

ıÜüBinmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum Susmaktan yoruldum Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri Efkar demliyorum gözlerimde yaşlarımı, yanağıma varmadan öldürüyorum Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp Seni içimden terkediyorum Ne unutacak kadar nefret ettin Ne hatırlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanılgımdın Yandığımdın Yangındın Sensizliğe yenilmek Sana yenilmekten zor olsada Ardımda bir sürü “belki”ler bırakarak Seni içimden terk ediyorum Şimdi İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan İki yarım kaldık Tamamlayamadık bizi Elinden tutamadık yanlızlığımın Saçlarımıda uzaklarına gömdün İçimin mavisi senin okyanusundandı Al! geri veriyorum. Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizliği terkediyorum “Yârime uzanmayan bütün dallarım kırılsın” demiştin Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi? Ne tuaf değil mi? İçimi acıtanda sendin Acımı dindirecek olanda “Ya öldür beni”dedim Ya da git benden İçi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim Aldırmadın aldırmalarıma Bir gecede yakıp yârini Şafaklara sattın ihanetini Küllerime basanlar bile utandı yaptığından İşte soluk bir ömrün son nefesi Benden İçimden Terkediyorum  Siyah

Categories: Siir Tags:

Şairler Ağlamaz

Perşembe, 26 Ağu 2010 admin yorum yok

ŞAİRLER AĞLAMAZ
Farzet ki bu aşkı yaşamadık seninle
Farzet ki hiçbir geceyi paylaşmadık ikimiz
Farzet ki saçlarını bile hiç okşamadım

Hadi git gözlerime baka baka git
Hadi git hayatımdan çıka çıka git
Hadi git yüreğimi yaka yaka git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Farzet ki unutulmuş bir şairim köşe başında
Farzet ki hiçbir şiirimi sana yazmadım
Farzet ki hiçbir şarkımda adını bile anmadım

Hadi git sevdiğimi bile bile git
Hadi git bir kaleme sile sile git
Hadi git hiç üzülme güle güle git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Farzet ki bir kum tanesiyim sahilde
Farzet ki bir çakıl taşıyım yol kenarında
Farzet ki boş bir kibrit kutusuyum ellerinde

Hadi git üzerime basa basa git
Hadi git umutları asa asa git
Hadi git hiç konuşma susa susa git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Farzet ki yokum artık
Farzet ki öldüm
Farzet ki isimsiz bir mezarım dağ başında

Hadi git saçlarından bir tel bırakmadan git
Hadi git avucumda bir el bırakmadan git
Hadi git baş ucumda bir gül bırakmadan git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz.

Categories: Siir, simsiyah Tags: ,

Sen Gittin Ya

Perşembe, 26 Ağu 2010 admin 1 yorum

  Sen Gittin Ya

öyle hızlı geçmiş ki zaman sensiz farkında bile değilim yılların
boşa gitmedi elbete bir ömür seninle dolu dolu yaşadım her bir saniyeyi
şimdi saat sensizliği on geçiyor su akıp gitmekte ömürden tek tek ayrılan bir zaman gibi
bense takilmişim bir yerinde saymaktayım yerimdeyim

bakma bu kederli satırlara gözlerim hala ıslak değil
ellerim titremiyor eskisi gibi öyle eskiden kalmış bir alışkanlık işte
hani sen öğretmiştin ya vakti geldiğinde çekip gidersem
üzülme diye attım bütün gecelere koynuma

ne olur olmaz gelmiyor sabahların
bitmiyor gecelerin şimdi saat sensizliği beş geçiyor
rüzgar deli gibi esmelte benmi şimdi saymaktayım yerimde
hatırladığın değilmi aşk bahçemiz güzel günler yerine yeminler etmiştik

bitmesin diye ağlamamıştık tebesüm ederek göz bebeklerim oldun
ve haykırdığın anı sevgini kulaklarımda hala hiç bitmiyeceğini sandığım
bitecekmiş meyerse meyerse sendeki bu ateş saman aleviyiymiş
on altı yaş heycanı belkide şimdi saat hiç bir haltı geçmiyor

yağmurunda yağacagıda yok zaten bense takılbişim bir sene
yürüyorum hiç durmadan  bilmediğim bir meçhule….

Categories: Genel Tags: ,

Korkmuyorum Seni Sevmekten

Perşembe, 26 Ağu 2010 admin 1 yorum

Kaçmaya çalıştığın gerçek, Birgün karşına çıkacak. Ve işte o gün Kaçacak yerin olmayacak. Ben senin varlığını seviyorum, Yokluğunu seviyorum Sana ulaşamadığım dakikalarda. Seni duymayı Seni özlemeyi Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum. Hiç korkmuyorum seni sevmekten. Senin gülüşünü seviyorum. Her bana bakışında Gözlerinede okuduğum o duyguyu Gözlerindeki gözlerimi seviyorum. Gönlünü seviyorum Özünü seviyorum senin Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sendeki o sıcaklığı Sana olan uzaklığı seviyorum. Yanaklarından akan göz yaşlarını En çok, dağınık olduğunda saçlarını Beni arayan ellerini seviyorum. Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen Ayrılığını seviyorum, En çok yalnız kaldığımda Beni bulan gönlünü seviyorum. Ben en çok senin bana olan Sevgini seviyorum. İçimden haykırmak geliyor. Dünyaya sığdıramadığım seni Kalbime sığdırmak geliyor. Ağlamak geliyor seni görmezsem Özlemek geçiyor içimden seni Sevmek geçiyor. İçimden sana doğru giden Bin bir türlü yol geçiyor. İçimden sen mutlu olacaksan Ölmek bile geçiyor gülüm. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben yalnızca seni seviyorum, Ne o muhteşem güzelliğin Ne kalbimdeki özelliğin Ne de sevdiğim için değil, Seni yalnızca sen olduğun için, Ruhun için Kalbin için Aklın ve sevgin için seviyorum seni. Ben seni en çok kendim için seviyorum Belki de ilk defa bencil oluşumu Sana borçlu olduğum için. Seni her şey için seviyorum. Ve sahip olmadığım Hiçbir şey için. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her dakika seninle olmayı seviyorum. Gözlerimi her açtığımda Aklıma gelişini seviyorum. Her gece uyumadan önce Seni sevdiğim aklıma gelince Sensiz uyumayı bile seviyorum Uyumadan önce seni düşününce. Ben seni en çok Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben seni bu şehirde olduğun için değil Benimle aynı toprağa ayak bastığın için Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum. Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum. Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni. Beş bin yaşındaki bu dünyada Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum. Ben seni benimle yaşadığın için Benden hiç gitmediğin için seviyorum Beni hiç terketmediğin için. Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında Kalbini seviyorum kapıları açıldığında Ve gözlerini seviyorum Her karşımda kapanıp açıldığında. Bana baktığında İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum, Her bana baktığında Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her kibrit çaktığımda Alevin içinde seni görmeyi seviyorum. Her sigara yaktığımda Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum. Her bana baktığında O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi Yalnızca sen olduğun için hayatımda Kendimi bile seviyorum Sen olunca aklımda. Kalbimi seviyorum seni seviyor diye Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye. Ruhumu seviyorum, senin ruhuna Bu kadar yakın diye. Varlığımı seviyorum, Sırf sana borçlu olduğum için Mutluluğumu seviyorum. Gülümsememi seviyorum seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sana olan sevgimi yazan Kalemimi seviyorum. Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum. Sana olan sevgime benzettiğim Her sevgiyi seviyorum. Bana seni hatırlatan herşeyi Sana giden yolları seviyorum. O kadar çok seviyorum ki seni Seni kaybetmek korkusunu bile, İçinde yalnızca, sen olduğun için Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Seni seviyorum.

Categories: Siir Tags:

Gözlerin Kal Diyor, Dudakların Git

Perşembe, 26 Ağu 2010 admin yorum yok

Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor dudakların git
Bakışın anahtar, gözlerin kilit
Ellerin aç diyor, dudakların git.

Ayrılık; dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık; yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor, dudakların git.

Gidersem, bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam, kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor, dudakların git.

Duvardan insin mi resimlerimiz,
Yabancı olsun mu isimlerimiz?
Ya o, deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor, dudakların git.

Bu roman da biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan, nazdan
Ağlıyor besteler yine hicâzdan
Şarkılar kal diyor, dudaklar git..

Sen Vurdunda Ben Ölmedimmi?

Perşembe, 26 Ağu 2010 admin yorum yok

SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun…
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara…Bu kasvetli akşamlara
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına…
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım…
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım…
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim…
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Simdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?

Biliyorsun
Bütün acılarına ‘yeşil ışık’ yaktım olmadı
Bütün korkularına’arka çıktım’olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı yandım olmadı taptım olmadı
Artık benden aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git..ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını daya sırtıma
Titrersem namerdim…
Sen vurdun da ben ölmedim mi?

Categories: Siir Tags:
askisi simsiyah sesli sohbet sesli chat